Turna avında en çok sorulan sorulardan biri şudur: “Balık dipte mi, otun içinde mi?” Çünkü bazen saz dibinde patlar, bazen de açıkta dipten sert vurur. Aynı gölette iki farklı gün iki farklı davranış görürsün. İşte burada iş biraz suyu okumaya kalıyor. Balık var ama denk gelmiyor hissi çoğu zaman yanlış katmanda aramaktan kaynaklanır. Turna sabit […]
Sazan avında misina konusu, balıkçılar arasında bitmeyen tartışmalardan biridir. Kimi “ince misina şart” der, kimi “kalın olsun kopmasın” diye diretir. İki tarafın da haklı olduğu noktalar vardır ama yanlış yerde yanlış misina kullanıldığında sonuç genelde aynıdır: balık ya vurmaz ya da vurup kaçar. Bu yazıda ince misina mı kalın misina mı sorusuna ezbere değil, gerçek […]
Dağ deresine gittiğinde su cam gibi akıyorsa insanın içi açılır. Dipteki taşlar tek tek görünür, küçük balıklar seçilir, hatta bazen kırmızı benekli alabalığın kendisini bile görürsün. Ama iş tam burada zorlaşır. Su ne kadar berraksa, balık o kadar temkinlidir. Balık oradadır ama çoğu zaman seni senden önce fark eder. Berrak ve sakin suda kırmızı benekli […]
Dere kenarında en sinir bozucu an şudur: Yemi atarsın, balık çıkar, arkasına takılır, neredeyse burnunun ucuna kadar gelir… Tam “şimdi aldı” dersin, bir kuyruk yapıp geri döner. O an insan ister istemez yeme, takıma, hatta kendine kızar. Ama kırmızı benekli alabalıkta bu durum sandığından daha yaygındır. Balık oradadır. Aç da olabilir. Ama çoğu zaman mesele […]
Aynı gölette iki farklı gün yaşarsın. Bir gün rüzgâr var, su hafif bulanık, dalga kıyıya vuruyor. Turna öyle bir vurur ki kamış elinden fırlar. Ertesi hafta hava süt liman, su cam gibi… bu sefer takip var ama vuruş yok. İşte bu durum birçok kişinin kafasını karıştırır. Balık aynı balık. Yer aynı yer. Ama suyun rengi […]
Yazın dereye gittiğinde su hâlâ akıyor gibi görünür ama işin aslı değişmiştir. İlkbaharda taş arkalarından sert çıkan kırmızı benekli alabalık, yaz ortasında neredeyse görünmez olur. Aynı dere, aynı balık ama davranış bambaşka. Oltayı atarsın, su tertemiz, yerler bildik… yine de hareket yoktur. Bu durum çoğu zaman “balık yok” diye yorumlanır ama genelde balık oradadır. Sadece […]
Bir gün gidersin, aynı koyda iki saat içinde üç vuruş alırsın. Hatta birini kaçırırsın, moral bozulur ama umut vardır. “Balık burada” dersin. Ertesi gün aynı saatte, aynı ekipmanla, aynı noktaya gidersin… su ölü gibi. Ne takip var ne kıpırtı. İşte turna avında insanı en çok düşündüren durumlardan biri budur. Balık bir günde yok olmaz. Hele […]
Sazan avına giden herkesin kulağına bir yerden şu laf mutlaka gelmiştir: “Gece daha iyi yapar.” Peki bu gerçekten doğru mu, yoksa kulaktan dolma bir balıkçı efsanesi mi? İşin kısa cevabı şu: Evet, gece sazan avı çoğu zaman daha verimlidir. Ama doğru yapılırsa. Gece avı gündüz avından tamamen farklıdır. Aynı yemi, aynı takımı gündüz kullandığında balık […]
Kefal avına gidenlerin en çok şaşırdığı durumlardan biri şudur: Dün aynı yerde balık vardı, bugün ise ortalık bomboş. Yem aynı, takım aynı, saat aynı… Buna rağmen sonuç tamamen farklıdır. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri, çoğu zaman fark edilmeyen ama kefali doğrudan etkileyen insan baskısıdır. Kefal, kıyıya yakın yaşayan bir balık olmasına rağmen insan hareketlerine […]
Küspe ile sazan avı, doğru yapıldığında gerçekten çok güçlü bir yöntemdir. Ama yanlış kullanıldığında da balığı tamamen avdan keser. Küspe konusunda en büyük sorun şudur: Balıkçılar ya fazla abartır ya da yanlış bağlar. İkisinin de sonucu aynıdır, kamış susar. Bu yazıda küspeyle sazan avında en sık yapılan hataları, neden işe yaramadığını ve nasıl düzelteceğini net […]








