Sazan avında insanı en çok sinir eden an şudur: kamış hafif oynar, misina gevşer, heyecan başlar… ama tasma yok, balık yok. “Balık aldı bıraktı” dersin. Aynı şey bir, iki, üç kere olunca insanın aklına hemen yem gelir ama çoğu zaman mesele yem değildir. Sazan yemi alıp tükürüyorsa, balık aslında oradadır. Yani umut vardır. Ama bir […]
Dağ deresine gidip suyun içinde kırmızı benekleri seçebiliyorsan insanın hevesi iki kat artar. Balık gözünün önünde, su berrak, ortam sessiz… Ama oltayı atarsın, bir iki takip görürsün, hatta bazen balık yeme kadar yaklaşır, yine de vuruş gelmez. İşte insanı en çok yoran durum budur. “Balık yokmuş” desen iç rahat edecek ama balık orada. Görüyorsun. Buna […]
Kefal avında çoğu kişi rüzgâra, suyun rengine ya da saatlere dikkat eder. Ancak avın kaderini sessizce belirleyen bir etken daha vardır: hava basıncı. Çoğu zaman fark edilmez, konuşulmaz ama kefalin davranışını doğrudan etkiler. “Dün burada balık alıyorduk, bugün hiç yok” denilen günlerin arkasında çoğu zaman hava basıncı değişimi yatar. Hava basıncı, kefalin sadece iştahını değil, […]
Sığ bir koy düşün. Su diz boyu ya da biraz üstü. Kenarda sazlık, hafif rüzgâr, arada bir suyun içinde ani bir hareket. Turnanın orada olduğunu bilirsin. Hatta bazen gölgesini bile görürsün. Ama atarsın, çekersin, gezdirirsin… hiçbir şey olmaz. İşte bu durum insanın aklını en çok karıştıran şeydir. Balık var ama vuruş yok. Sığ su turna […]
Sazan avına giden herkesin başına en az bir kere gelmiştir. Sabah erkenden kalkılır, yem hazırlanır, takım özenle bağlanır, oltalar suya atılır… Saatler geçer ama kamışta en ufak bir kıpırtı yoktur. “Sazan var mı yok mu?” diye insan kendi kendine sormaya başlar. Oysa çoğu zaman sorun balığın olmaması değil, sazanın yeme gelmemesidir. Sazan Balığı Neden Temkinlidir? […]
Sonbaharda turna avına çıkan çoğu kişi aynı şeyi yaşar. Yaz boyunca balık aldığın yer bir anda keser. Dün iki takip gördüğün koyda bugün tek kıpırtı yoktur. “Balık mı gitti?” diye düşünülür. Aslında çoğu zaman balık gitmez, sadece yer değiştirir. Turna sabit duran bir balık gibi bilinir ama özellikle mevsim geçişlerinde ciddi hareket eder. Sonbahar bu […]
Kefal avında yem denildiğinde çoğu kişinin aklına sadece iğnedeki yem gelir. Oysa kefal avının gizli kırılma noktalarından biri yemlemedir. Yanlış yapılan yemleme, balığı çekmek yerine çoğu zaman meradan tamamen uzaklaştırır. “Yem attım ama balık gelmedi” cümlesinin arkasında genelde bu hata yatar. Kefal, düzenli beslenen ama aynı zamanda şüpheci bir balıktır. Yemleme doğru yapıldığında balığı uzun […]
Karaburun Balık Avı Rehberi: Mevsime, Rüzgâra ve Su Yapısına Göre En Verimli Av Stratejileri Karaburun balık avı denince işin rengi biraz değişir. Burası İzmir’in en temiz, en sert, en karakterli denizlerinden biridir. Öyle her gün kova dolduracağım diye geleni çoğu zaman boş gönderir. Ama sabreden, suyu izleyen, rüzgârı takip eden balıkçıya da unutamayacağı anlar yaşatır. […]
Sazan avına yeni başlayanların en çok takıldığı yer şurası: “Tamam takım kurduk da… hangi yemle başlayacağız?” Çünkü sazan dediğin balık bazen mısıra gelir, bazen hamura bakmaz; bazen solucanı görünce dayanamayıp gömer, bazen de pelet kokusuna yanaşmaz. İşin sırrı tek bir “en iyi yem” olmaması. En iyi yem, o suyun şartına ve o gün balığın kafasına […]
Turna avına çıkan herkes en az bir kez şunu yaşamıştır: Yapay yemi suyun içinde ağır ağır çekerken arkadan bir gölge belirir. Turna gelir, yaklaşır, bazen burnunu yeme kadar dayar… ama son anda döner gider. O an kamış elde kalır, insanın içinden “Balık var ama niye vurmuyor?” diye söylenmek geçer. Bu durum kafa karıştırır çünkü ortada […]










